Kategoriler

Karın doyurmak ile gerçek beslenmenin farkını ayırt etmeliyiz

 Karın doyurmak ile gerçek beslenmenin farkını ayırt etmeliyiz

Link: http://ticaretgazetesi.com.tr/karin-doyurmak-ile-gercek-beslenmenin-farkini-ayirt-etmeliyiz

Diyetisyen İzan Işık, ofiste ara öğünlerde taze ve kuru meyveler, kuru yemişler, mini sandviçler, kepekli ve şekersiz bisküviler, süt, yoğurt, ayran tüketmeyi öneriyor.

Diyetisyen İzan Işık, beslenme ve diyet uzmanlığında genç neslin önde gelen temsilcilerinden birisi… Kendine ait web sitesi üzerinden on-line beslenme danışmanlığı yapıyor ve aynı zamanda üç yıldır bloğunda sağlıklı beslenme üzerine yazılar yazıyor. Aralık ayından bu yana ise bireylerin zahmetsizce sağlıklı yemekler tüketmelerini sağlayan ve aynı zamanda onlara diyetisyenlik hizmeti sunan FİTBON Diyet Yemekleri Şirketi’nin de diyetisyenliğini yapıyor.
Diyetisyen İzan Işık, karın doyurmak ile gerçek beslenme arasındaki farkı ayırt etmenin önemine dikkat çekiyor.

Özellikle ofis ortamında masa başı işlerde çalışanların kendilerine birkaç saatte bir, beş-on dakika hareket edecek zamanlar yaratması gerektiğini belirten Işık, bu konuda yapılması gerekeni “Uygun bir ortam varsa ofiste uygulanabilecek esneme hareketleri veya öğle molalarında kısa yürüyüşler yapılabilir. İş yeri çok katlıysa asansör yerine merdiven kullanmak da hareketsizliğin önüne geçme yollarına ufak bir örnek” diye anlatıyor.
Ofiste çalışırken ara öğünlerde taze ve kuru meyveler, kuru yemişler, mini sandviçler, kepekli ve şekersiz bisküviler, süt, yoğurt, ayran gibi besinlerin tüketilmesini öneren Işık ile Türkiye’deki diyet pazarı, bu alanda yaşanan sıkıntılar ve yapılması gerekenler üzerine sohbet ettik.

Sizi ve çalıştığınız şirketi tanıyabilir miyiz? Tam olarak hizmet verdiğiniz başlık hakkında okuyucularımıza bilgi verir misiniz?
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü mezunuyum. Kendime ait web sitem üzerinden on-line beslenme danışmanlığı yapıyor ve aynı zamanda üç yıldır bloğumda sağlıklı beslenme üzerine yazılar yazıyorum. Aralık ayından bu yana ise FİTBON Diyet Yemekleri Şirketinin diyetisyenliğini yapıyorum.
FİTBON, bireylerin zahmetsizce sağlıklı yemekler tüketmelerini sağlayan ve aynı zamanda onlara diyetisyenlik hizmeti sunan bir şirket. Bizden hizmet almak isteyenler öncelikle benimle görüşüyorlar ve detaylı analizlerimizi gerçekleştiriyoruz. Belirlediğimiz ihtiyaçlar doğrultusunda mutfağımızda yemekler hazırlanarak kişinin adresine her gün teslim ediliyor. Danışanlarımızın yemekleri termal çantayla birlikte FDA onaylı mikrodalgaya girebilen kaplar içerisinde kendilerine ulaştırıldıktan sonra onlara bulaşık, temizlik derdiyle uğraşmadan sadece bu yemekleri keyifle tüketmek kalıyor.

İş hayatında beslenme kültürü konusunda ne noktayız? Bu konuda yaptığımız yanlışlıklar neler? Özellikle sürekli oturarak çalışan meslek dalındakilerin beslenme kültürlerinde nelere dikkat etmesi gerekiyor?
Beslenme, en temel ihtiyaçlarımızdan bir tanesi ancak iş hayatında bu ihtiyacımızı her zaman doğru bir şekilde karşılayamıyoruz. Çoğunlukla işlerimizi yetiştirmek için öğün atlıyor ya da paketli hazır gıdalarla açlığımızı bastırmaya çalışıyoruz. İşte bu noktada karnımızı doyurmakla gerçekten beslenmek arasındaki farkı ayırt etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Özellikle ofis ortamında masa başı işinde çalışanlar kendilerine birkaç saatte bir, beş-on dakika hareket edecek bahaneler yaratabilirler. Uygun bir ortam varsa ofiste uygulanabilecek esneme hareketleri veya öğle molalarında kısa yürüyüşler yapılabilir. İş yeri çok katlıysa asansör yerine merdiven kullanmak da hareketsizliğin önüne geçme yollarına ufak bir örnek. Bununla birlikte ofis ortamında tüketimi fazla olan çay ve kahve, rafine şeker içeriği yüksek olan kek, kurabiye gibi besinlerin tüketimini de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla çoğu insan için işyeri, fazla şeker alımının yaşandığı bir alan ve bu durum obeziteyi tetiklerken, ağız ve diş sağlığını da bozuyor.

İş yaşamında daha verimli olabilmek için neleri tüketmeli ve tüketmemeliyiz?
Güne iyi bir kahvaltıyla başlamak tıpkı sağlıklı bir hayatın temel kurallarından olduğu gibi iş hayatının da ilk kuralı aslında. Bireyler uyandıktan sonraki bir saat içinde kahvaltılarını yapmalıdır. Gece uyku esnasında vücut sistemlerimiz çalışmaya devam eder ve yeni güne başlarken enerjiye ihtiyaç duyar, bunu da geçiştirilen kahvaltılar değil özellikle süt, yumurta, peynir gibi kaliteli protein kaynakları ve tam tahıllı, çavdarlı, kepekli ekmekler gibi kompleks karbonhidratların bulunduğu “iyi” olarak nitelendirebileceğimiz kahvaltılar sağlar.

Ara öğün kültürü konusunda ne noktadayız? Ofiste ara öğünlerde neler tüketebiliriz?

Ara öğün kavramı sağlıklı beslenmenin temel taşlarındandır, kan şekeri regülasyonunu sağlar ve ana öğünlere çok büyük açlıklarla girmemizin önüne geçer. Ancak bizler genellikle gün içerisinde ara öğün tüketmektense akşam yemeğinden sonra çay-kahve yanında atıştırmalıklar tüketmeyi tercih ediyor veya ihtiyacımız olan meyve porsiyonlarının tamamını tek seferde tüketiyoruz. Bu da doğru bir davranış modeli değil. Ofiste çalışırken ara öğünlerde taze ve kuru meyveler, kuru yemişler, mini sandviçler, kepekli ve şekersiz bisküviler, süt, yoğurt, ayran gibi besinler rahatlıkla tüketilebilir.

Siz şirket olarak çalışanların bu alanda işini kolaylaştırmak anlamında özel yemek paketleri hazırlıyorsunuz. Özellikle hangi taleplerle karşılaşıyorsunuz? İnsanlara hangi tüketim alışkanlıklarını kazandırmaya odaklanıyorsunuz? En çok hangi başlıklarda direnç ile karşılaşıyorsunuz?
İnsanların gün boyunca çalışırken kendilerini ihmal ettiklerini ve sağlıklı beslenemediklerini düşünüyoruz. Bu yüzden özel paketler hazırladık. Bu paketler az önce değindiğimiz ara öğünleri ve bir ana öğünü kapsıyor. Bu şekilde insanların gün içinde abur cubur tüketmelerini ve düzensiz beslenmelerini önlemeye çalışıyoruz. Kaliteli kalori barındıran yemekler sunarak hem doyurucu hem damağa hitap eden yemekler gönderiyoruz.
Ofis paketlerinde karşılaştığımız direnç genelde öğün atlama üzerine oluyor. Bizden yemek alanlar bazen ara öğünü tüketmediklerini, sonradan iki ara öğünü birden tükettiklerini iletiyorlar. Bu da çok doğru bir yaklaşım değil.
Ayrıca bazen et/tavuk/balık ağırlıklı veya tam tersine, sebze ağırlıklı paketlerde ısrar edenler oluyor. Fakat biz dengeli bir menü göndererek insanların ihtiyacı olan bütün gıdalara ulaşabilmelerini amaçlıyoruz.

Bu hizmet çok mu maliyetli? Fiyat aralığı hakkında bilgi verir misiniz? Dünyada da bu konsept uygulanıyor mu? Bizim bu alanda geldiğimiz nokta nedir?
Aslına bakarsanız maliyet hesabı ihtiyaca göre değişiyor. Ama genel olarak düşünürsek fiyatların 19 TL ile 43 TL arasında değiştiğini söyleyebilirim.
Hizmetin fiyatına etki eden şeyler şunlar: Kaliteli ve taze ürünlerin kullanılması, butik bir hizmet olarak insanların beğenmediği yemeğin gönderilmediği bir sistem, kullanılan yemek kaplarının kalitesi, yan ürünler, sunulan konfor, kaliteli hizmet ve yemeğin her gün teslim edilmesi. Bütün bunlar düşünüldüğünde tüm günlük yemek ihtiyacınızı karşılayan 5 öğünlük bir yemek paketini fiyatının ortalama bir pizza veya kebap fiyatında tutulmuş olması bizce makul.
Dünyada bu sisteme benzer konseptlerle karşılaştık, açıkçası yurt dışı trendlerini sürekli takip ediyoruz. Ülkemizde uygulanabilecek ve sistemimize değer katacak her şeyi de denemeye çalışıyoruz. Ülkemizde sağlıklı beslenme alanında henüz “take away / grab and go” veya “fast food” diye düşünülebilecek ciddi bir yapılanma mevcut değil. Biz de bu ihtiyacı gördüğümüz için insanların hızlı tüketebileceği sağlıklı yemekler alanında öncü olmayı hedefliyoruz.

Pazarda karşılaştığınız sıkıntılar ve çözüm önerileriniz neler?
Karşılaştığımız en büyük sıkıntı potansiyel danışanların yanlış bilgilendirilmiş olması. İnsanlar internetten tanıştığı ve çoğu zaman hiç karşılaşmadığı kişilerden aldıkları reçetelerle kısa sürede onlarca kilo kaybedeceklerine inanıyorlar. Veya çevrelerindeki başka biri için hazırlanmış diyet menülerini uygulamaya çalışıyorlar.
Bu konuda görev öncelikle diyetisyen arkadaşlarımıza düşüyor. İnsanları bilinçlendirmek ve bilgilendirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Diğer bir sorun ise pazardaki diğer şirketlerin bütüncül bir yaklaşımda bulunmadan hareket etmeleri. Kimi ünlü diyetisyeni ile öne çıkıyor kimi malzeme kalitesiyle. Fiyatları birbirine yakın tutmak için herkes bir yerlerden kısmaya çalışıyor. Halbuki eğer dar bir pazarda kaliteli hizmet veriliyorsa bu, şirketin her ögesine yansımalı. Çalışanların tavrından çanta ve paket kalitesine, menü düzeninden malzeme kalite ve tazeliğine kadar her şeyin bir bütün halinde sunulması bizce çok önemli. Bu yüzden biz bütün danışanlarımızın “VIP” olduğuna inanıyoruz ve bütün süreçlerimizi bu anlayışa göre yönetiyoruz
.

Özet
:
X